Marka Savaşları

 

Her fırsatta uğruna savaş veriyoruz.  Vurulanlar, mediic (sıhhiye) diye bağırmak yerine köşesine çekilip utanıyor. Bu durum çoğumuzun psikolojisini bozmuş durumda.  Özelliklede teknoloji kuşağını.

İnsanlar her fırsatta guruplaşma içine girerler. Bunu en büyük ve en küçük ölçekte görmek mümkün.  Mesela günlük bir örnek verelim. IOS VS ANDROID. Savunduğunuz şirket size kaç para verdi. Veya hizmetin karşılığı ne kadar paranızı cebinizden eksilttiler. Kurulan sistemde materyalist olan yanlarımız daha da coştu. Sonuç: Her şeye anlamlar yükledik. Kaçınılmaz olarak harcama yaptığımız (ŞEYLER) daha doğrusu zamanımızı vererek oluşturulduğumuz değerin karşılığı olan parayı kazandık. Aldığımız ürünleri ise kendimiz üretmişcesine sahip çıktık.

 

Android’ciler: Sizde her şey paralı. kazıklanıyorsunuz. piliniz az gidiyor.Benim ekranım 4k ya senin ki. Söyle bakalım ramin kaç kb.

IOS’cular: Yinemi çöktü. Hiç pratik değil. kameran çok kötü. Elindeki mobil kalorifer mi ? Yazılımınız berbat.

Bunların çoğunu hatta mislini duymuşsunuzdur. Peki ya bunları dinlerken, ortada dönen ego savaşını fark ettiniz mi yoksa ben mi abartıyorum ?

Elimizdeki telefonları zaman öldürmek için kullanırken, neden kişisel zevklerimize veya tercihlerimize saldırıyoruz. İş odaklı dahi kullanıyor olsak, acaba neyin sözcüsüyüz ? Egomuzu yüceltmek için farkında olmadan, firmaların kilit adamları oluyoruz. Bana olan ayakkabı sana olmayınca, neden birbirimize taş atıyoruz ?

Evet telefonlarımızı saatte 50 defa kontrol etme ihtiyacı duyuyor olabiliriz ama yaptığımız işler hayatımızın büyük bölümü oluşturdukça, yapılan her ne ise değer kazanmıyor. Sadece sahipleniyoruz. Sahiplendiğimiz içinse onlara haddinden pahalı bir değer biçiyoruz. Yaptıklarımıza dışarıdan 3. göz olarak da bakabiliriz.

Bir hikayemi paylaşayım. Bir gün pastanede oturuyorum. Yanımda, başkasını bekleyen bir beyefendi bakıp. “Gençler nasılsınız” tarzında muhabbet başlatıyor. Muhabbet uzayıp gidiyor. Ve eski telefonunu çıkaran beyefendi bize “İnsanlar, akıllı telefon kullanıyorlar. Bu normal bir şey. Fakat gerçekten ihtiyacı olup da kullanan kişi çok az.  Ben zaman kayıbı olarak görüyorum. Bak elimdeki eski bir telefon. Gittiği yere kadar kullanmayı düşünüyorum. Eğer akıllı telefon kullanırsam, değerli vaktimin çoğunu boş görüp, zaman kaybedeceğim.” Her neyse konunun seyri değişti ve muhabbet uzadı gitti. Ardından Kafamda bir kaç şey oluştu. Hemen ardından pastanede çalışan bir tanıdığım kulağıma eğilerek. “O adam, kim biliyor musunuz ? A firmasının sahibi” Sonra kafamdaki ŞEY’ler 180 derece geri döndü.  Sizde kendi hesabınızı yapın 😀

 

Bu konunun psikolojik boyutuna girip çok daha ilginç veriler incelenebilir (Kİ) Ben bir hadsizlik yaparak burayada el atacağım. Bu konunun 2. kısmında daha da derine ineceğim. Bu konunun girişiydi. bu konuya ilişkin bilimsel notlar veya araştırmaları, e-mail veya yorum olarak atarsanız sizinde çok büyük bir katkınız olur. Zira bende nasıl yazmaya başlasam bilemiyorum.

 

 

Fikrini Paylaş