Dil kurumları ne iş yapar ?

Evet, tekrardan merhaba! Bugün aklımda çok daha sıradışı bir konu var. Bakıp da göremediklerimizle ilgili.

Bir kaç temel sorumuz var.

  1. Dil kurumları nedir ve ne iş yaparlar ?

Olduğu ülkede, dillerin köklerini araştırmak, gündeme göre yeni kavramlar veya tartışma konusu olan yeni şeylere çözüm bulmak … Şeklinde uzatabiliriz. Değil mi ?

      2. Dil nedir ?

İnsan gruplarının yada topluluklarının iletişim için kurdukları en doğal yöntem. Burada da sıkıntı yoktur umarım.  

      3. Kalıplar neden bu kadar önemidir veya önemli midir ?

Topluluklarda her kafadan bir ses çıkar. Bu sorunlar küçük topluluklarda kolaylıkla çözülür. Eğer hır çıkar veya uyum sağlanamazsa, hangisi daha çok adapte olup kullanılırsa, savaşı o kazanır. Ama günümüzde bu durum çok daha farklıdır. Yapılan yenilikler veya çeviri kelimeleri pişiriliyor ve servis ediliyor.

Buraya kadar sıkıntı yok ama ya sonra ? Kurallar koyulduktan sonra ya desteklenmesi yada yanlış atılan adımların geri çekilmesi gerekir. Örnek vermek gerekirse “Selfy” kelimesi, türkçemize “öz çekim” olarak geçti. Fakat neredeyse hiç bir etkisi olmadı. Bilmeyenler çoğunlukta, bilenler ise kullanmıyor. Buna neden olarak şunları verebilirim. “Selfy” kelimesi çok daha akışkandır. Kolay söylenir. Tek kelimedir. Ayrıca çeviri için çok geç kalındı. Ve yeni bir kelime için kollar sıvazlanmadı. Tanıtımı ise yanılmıyorsam vestel telefon reklamı ve mesut çevik dışında hiç kimse yapmadı. Bir diğer örneğe geçelim. Ağabey kelimesi, hem çok itici hemde pratik değil. Son örnek olarak “hafriyat” kelimesi. Herkes bunu “harfiyat” olarak biliyor. Her ne kadar tüm araçların arkasında yazılsa da, insanlar ısrarla “harfiyat” demeye devam ediyor. İşin kötüsü insanların çoğu bunları bilmiyor. Etrafınıza sorarak bunu görebilirsiniz. Tabi başarılı çevirilerde mevcut, bilgisayar, hesap makinesi gibi çeviriler çok başarılıdır.

Diller belli kurumlara bağlı kalamaz. Evet kurumlar gereklidir ama eksikleri vardır. Diller yaşar insanlar gibi sürekli değişir. Durağan olamazlar. Örnek olarak 1 milyona yakın ingilizce kelime var. Fakat günümüzde çok büyük bir kısmı yok olup gitmiş. Fakat biz bildiğimiz halde ağabey kuralı gibi şeyleri kurallarda yaşatmaya çalışıyoruz. 

Devlet dairelerinde eğer geri adım atılırsa, otorite kaybı olarak değerlendirilir. Ama barzani’nin Türkiye Cumhuriyetine geldiğinde havaalanına asılan renkli bayrak kaosa sürüklemiyorsa, dil de atılacak geri adım bizi yıkılmanın eşiğine getiremez. Sevgiler…

Ve yorumla ilgili her zaman yazdığım o yazı

Konu üstüne yazılabilecek daha çok denklem var. Fakat bugünlük bu kadar olsun. Başka bir gün kaldığı yerden devam ederiz. Yorumlarınız benim için acayip değerli. Nedeni ise blog, makale, araştırma ve kitap okuyan insanların değerli olmasındandır. Fikirlerini her yerde söylemezler sadece nokta atışı yaparlar. Burasıda nokta atışı yapılacak bir platform. Birbirimizle iletişimde kalıp, konuyu çok daha iyi değerlendirebileceğimize inanıyorum. Yorumlarınızı bekliyorum.

1 Comment

Fikrini Paylaş