Sadece Denileni Yapma Sanatı ?

Yaşlılar, Yetişkinler, Gençler, Çocuklar her gün bir rutini tamamlama amacıyla evinden çıkıyor. Belli bir sistem kurduk. Sistem zamanla bizi içine çekti. Vazgeçmek istediğimizde ise yapılacak pek bir şey kalmadığına inandık, pes ettik.

 

Sabah son anda kalktık. İnsani ihtiyaçlarımızı giderdik. Ardından giyinip dışarı attık kendimizi. Her uyanışta zamanla yarış başlıyor. Otobüsleri veya araçları dolduruyoruz. iş yerine gidip hemen bir şeyler (tek bir şey) yapmaya başlıyoruz. Kahvaltıyı bile ufak bir zamana hapsediyoruz. Akşam olunca da aynı hızla sığınaklara koşup öteki gün için kendimizi bir köşeye çekiyoruz. Kafamızı boşaltmaya çalışıyoruz. Sistem böyle emrediyor.

 

Akıllı bir insan kazandığı parayı ev, araba, teknolojik cihazlar ve bu tarzda şeylere yatırır. En azından böyle olduğuna inanılır. Mutsuz bir şekilde edindiğimiz para ile mutluluk satın alırız. Oysaki işinden haz alan kişi kazandığı parayı, işine yatırır. Mutluluğun para ile satın alınabileceğine inandırıldık. Bu biraz zaman aldı. Çocukken burnumuzdaki kurumuş sümük dahi dert olmazken, zamanla canavara dönüşüyoruz.

 

Artık içine sokulduğumuz sistemin kapıları açık ama farkında değiliz. İspatlamamı isterseniz başlıyayım.  3D printer’lar artık hayatımızda. İleride hayatın merkezinde olacak. Ürünlerin fiyat artışındaki en önemli sebebi, reklamlar. Artık telefonlarımızın içindeler. Ürettiğimiz içerikleri istediğimiz gelir modeli ile şekillendirebiliyoruz. Yazılımlarımızı veya oyunlarımızı üretebileceğimiz, sınırsız kaynak her yerde çöp yığını gibi yükseliyor. Sanatınızı konuşturabileceğiniz geniş gören firmalar ise cabası

 

Şu ana kadar olan sistemde insanlar, sistemlerin hızla değişebilen parçalarından ibaretti. Kilit adamların az, itaatkar işçilerin çok olduğu sistemler. Ancak yeni sanayi devrimiyle otomasyon artıyor. İnsanların iş gücüne mahkum olmayan bir sistem dahada güçleniyor. Devrimini yaparken tek ihtiyacı fikir üretebilen, risk alabilen insanlar. Bir hareketi tüm gün tekrarlayan insanlar, malesef pek de tercihi değil.

 

Kıskaçtan kurtulmak için gereken temel şeyler bellidir. Yılmamak, azimli olmak, çok okumak, çok düşünmek ve risk almak. Tabi bunlar çok yüzeysel. Son olarak sanatınızı kullanın, insanları dinleyip empati kurun. Sevgiler..

 

Ve yorumla ilgili her zaman yazdığım o yazı

 

Konu üstüne yazılabilecek daha çok denklem var. Fakat bugünlük bu kadar olsun. Başka bir gün kaldığı yerden devam ederiz. Yorumlarınız benim için acayip değerli. Nedeni ise blog, makale, araştırma ve kitap okuyan insanların değerli olmasındandır. Fikirlerini her yerde söylemezler sadece nokta atışı yaparlar. Burasıda nokta atışı yapılacak bir platform. Birbirimizle iletişimde kalıp, konuyu çok daha iyi değerlendirebileceğimize inanıyorum. Yorumlarınızı bekliyorum. Sevgiler…

Fikrini Paylaş